admin August 24th, 2009
Designs from Şahin Uçar’s exhibition of “calligraphy & ornamentation”, Ankara, 1989
.

.
nokta-i suğrâ
.
Şahin Uçar’ın, Süheyl Ünver Hocadan ders aldığı yıllarda, tıp tarihi enstitüsü atölyesinde kendi kompozisyonu olarak yaptığı ilk deseni budur. Sene 1971. Dergah Yayınevinin Türk Edebiyatı Ansiklopedisindeki “nokta-i suğrâ” maddesinde de bu desenin siyah-beyaz bir fotoğrafı vardır.
Peyâmi Safâ’nın “Sanat, Edebiyat, Tenkit” kitabının kapak deseni olarak basılmıştır, 1972; ayni desen daha sonra, Şahin Uçar’ın “Varlığın Anlamı” kitabında kapakdeseni olarak tekrar kullanılmıştır, 2007.
.

.
My friend Prof. Dr. Yumuşhan Günay mentioned to me once that this kûfî besmele design was closely resembling Alhambra architecture: & then, I have found & checked this photo & believed it to be true.
.
bismillâhirrahmânirrahîm, composition date, 1973
.
Bu besmeleyi bir sipariş üzerine, 1973 te yazmıştım. Ancak sonraki bir tarihte besmeleye, Hüve allah,muhammmed, ebubekir, omer, osman, ali kelimelerini de eklemişim. Her nasılsa bu biçimini kaybetmiştim. 2008 de, arkadaşım prof.dr. İbrahim Yekeler dedi ki, “ben senden bu besmelenin bir kopyasını almış ve saklamıştım; şimdi, ablam bu besmeleye tezhib yapmak istiyor.” böylece 35 yıl sonra bu besmeleyi yeniden bulmak beni sevindirdi ve şimdi “Hüve allahü” ibaresi yerine “allah” lafz-ı celâlini iki kere yazmak suretiyle orta kısımdaki yazının birinci kısmını azıcık tashih ettim. Besmeleyi Edibe Yekeler tarafından kat’ı usûlü ile süslenmiş biçimi ile birlikte takdim ediyorum. Bu Besmelenin bir diğer mühim hâtırası da şudur. İstanbul’a gidip Besmele siparişini teslim ettikten sonra, bir kopyasını da Enderun Sahafiye’ye hediye etmiştim. Derken günlerden bir gün Enderunda, Allah ganî ganî rahmet etsin, Prof. Dr. Kaya Bilgegil’in sohbetini dinlerken, dükkanın duvarındaki bu besmele Hoca’nın dikkatini çekip, “bunu kim yazmış?” diye sorunca, arkadaşlar beni rahmetli hocaya tanıştırdılar. Sohbetin sonunda rahmetli kartını vererek Erzurum Edebiyat fakültesinde Dekan olduğunu ve beni fakülteye alacağını söyledi. Bu besmelemizin bereketi sayesindedir ki, 1976′da Edebiyat Fakültesinde Paleografya (eski kitabe ve yazılar) uzmanı ta’yin edildim. “Hâzâ min Fazli Rabbî” (İşte bu Rabbimin Fazlındandır).
.
Paradise Lost: El-Hamrâ
.
.
.
fâtiha sûresi, ortadaki halka biçimli kısımda, fotoğrafta silik çıkmış; eserlerin orijinalleri bende de olmadığı için, bir yerlerden bulduğum (1989 daki hat sergimi gezen bir arkadaşın çektiği) ve maalesef net olmayan bu fotoğrafı -hiç olmazsa bu kompozisyonun renkleri hakkında bir fikir vermesi için, (belki, bu fatiha üzerinde yeniden çalışmak istenirse diye) .bendeki renksiz fotoğrafına ilaveten tekrar neşr ediyorum. mesela yukardaki kufi besmele de kaybolmuştu ama 35 sene sonra bulundu ve bir arkadaş ta tezhibini yaptı.
.
.

.
Fâtiha Sûresi, 1977
.
.
Şeyda Divanı’nın, ilk baskısının kapağında, 1980
bu divanın2., ve 3. baskısında da ayni desen yer alır, 2007
.
.
Fâtiha Sûresinin istif kompozisyonu
.

.
şahin uçar’ın bir kitap kapağı deseni, 1973.

.
allah, muhammed, ebubekir, ömer, osman, ali,1973.
.
.
allah, muhammed, ebubekir, ömer, osman, ali, 1976
.
El-Mülkü Lillâh: İslam Mimari eserlerinde çok sık kullanılan bu âyete ilk defa, Süheyl Ünver hocamla kufi yazı çalıştığım yıllarda, Sivas Çifte Minareli Medresesinin desenlerini kopya ederken raslamıştım. Mülk ve Hilafet kitabımın yazılmasını ilhâm eden bu ifade. aslında kısaltılarak söylenen bir âyettir; âyetin tamamı: “ limen il mülk ül-yevme lillâhi il-vâhid il-kahhâr” şekindedir: “Bugün Mülk kimindir? Tek ve kahhâr olan Allâhın.” Bir bakıma bu âyetin tefsîri olan kitaba ilaveten, âyetin tamamını ihtiva eden bir kitabe yazma hevesiyle, bir de bu kompozisyonu yapmıştım.

.
Limen-il-mülk el-yevme? lillâh il- vâhid il- kahhâr, 1989
.

ornamentation of şahin uçar’s besmele: it was designed in 1973, but lost somewhere . By chance, one copy of this besmele has been reserved by Prof. Dr. İbrahim Yekeler, for 35 years: and luckily , it is now ornamented in “katı’ style”, by his sister Edibe Yekeler, 2008.
Şahin Uçar’ın bu besmelesi, 1973 te yazılmşn fakat Her nasılsa besmelenin bir yerlerde kaybolmuştu. şans eseri, Prof. Dr. İbrahim Yekeler bu besmelenin bir kopyasını 35 yıl boyunca muhafaza etmiş. Ve şimdi şimdi kızkardeşi Edibe Yekeler tarafından bu besmele “ kat’ı usûlü” ile süslenmiştir.
.

dâirevî kûfî besmele, 1989
.

.
allah
.

.
allah
.

.
Muhammed, 1988
.
.
geometrik kûfî : lâ ilâhe illallah
kaybolan bir desenden kalan müsveddesi
.
.
.
şahin uçar bestelerinden bir ilâhi: eserin güftesi de bestekârın kendi divanındaki mukaddime kısmından.
.
.
Yılmaz Öztuna’nın Türk Musikisi Ansiklopedisi’nin yeni baskısındaki “Şahin Uçar” maddesi
UÇAR [Şahin] (12.2.1949) Tarih bilgini, şair ve Müzisyen. Sivas’ta Acıyurt’ta doğdu. Karapapak asıllıdır. Aileden ve çocukluğunu geçirdiği yerlerde Arapça ve Farsça öğrendi. İstanbul Üniversitesi tarih bölümünü bitirdi. Sivas’ta öğretmen (1973-76) olup sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi’ne geçti. 1980′de Amerika’da Princeton Üniversitesinde yüksek ihtisas ve doktora yapıp (1983) Selçuk Üniversitesi’ne geçti, doçent (1989), profesör (1993) oldu. Niğde Üniversitesi’nde dekanlık ve rektör vekilliği yapıp emekliliğini istedi. Avrupa ve ABD’nde araştırmalarda bulundu. 2001 eylülünde İstanbul’da İslam Ansiklopedisi’ni de çıkaran Türkiye Diyanet Vakfı İslam Araştırmaları Merkezi başkanı oldu. Türkiye’de tarih felsefesi branşının tek profesörüdür. Bu konuda, Emevi-Abbasi dönemi İslam tarihi konusunda Türkçe ve İngilizce kitapları olan seçkin bir fikir ve ilim adamıdır. Latince de bilen az sayıdaki tarihçilerimizdendir. Şeyda mahlası ile divan şiiri üslubunda şiirler yazdı. Türk edebiyatında divan sahibi son şairdir. Hattat ve müzehhibdir. Kemal Batanay’ın öğrencisidir. Tanbur çalmış, ney üflemiştir (kendisinden alınan bilgiler; notaları; Türk Edebiyatı Ans., madde Uçar; Öztuna, Türkiye Gaz., 9.2001).
Besteleri:
1) Bestenigar Ağır Aksak Semai (Gönlümüzün hoşça bir elhanı var, belirtilmeyen bütün parçaların güfteleri bestekarındır), 2) Bestenigar Yürük Semai (Gülüm şöyle, gülüm böyle demekdir yare mu’tadım, Nedim); 3) Bestenigar Sofyan İlahi (Yar ü var Allahü Ekber), 4) Hüzzam Sofyan İlahi (Hak bir gönül verdi bana, Yunus), 5) Hüzzam Sofyan İlahi (Çıkdım erik dalına, Yunus), 6) Neva Nim Sofyan Nefes (Bilmek istersen seni, Hacı Bayram Veli); Şarkılar: 7) Acem-Aşiran Curcuna (Unuttuğum yıllar nerde o dünya?), Evc Curcuna (Çal söyle güzel nağmelerin mest-i müdam et), 9) Evc Yürük Semai Azeri üslubunda Türkü (Hangi yerde vurdular o maralı?), 10) Hüseyni Sofyan (Ey afet-i devran sana hayran olayım ben), 11) Hüseyni Sofyan Türkü (Ilgıt ılglt esen seher yelleri, Karacaoğlan), 12) Hüseyni Yürük Semai Türkü (Ay bala beri gel beri), 13) Muhayyer Sofyan (Aceb ol dilber-i rana), 14) Nihavend Sofyan Çocuk Şarkısı (Güneşin battığı anda), 15) Rast Düyek güftesiz Mehter Marşı, 16) Rast curcuna (Gisusuna can mübtela), 17) Rast Yürük Semai (Sleep my love), 18) Segah Yürük Semai Çocuk Şarkısı (El ele çocuklar), 19) Segah Türk Aksağı (Sırma saçlarına bağlıdır gönlüm). ilk parçasını 19.9.1971 ‘de, sonrakileri 1972 ve 1973 yıllarında bestelemiş, sonra bırakmıştır.